NORDKAPP

Başlangıçta tüm hikayenin nasıl başladığını, seyahatlere çıkmaya başlamamızı ve son durumumuza nasıl geldiğimizi yazacaktım, fakat vazgeçtim. Tüm bunları hikayelerimizin içinde anlatmayı, daha doğru buldum.

19.11.2015  İlk Gün Danimarka

 

Saat 09.30’da Hamburg’dan yola çıktığımızda, üçümüz de çok heyecanlıydık. Bu Çakılcan’la ilk yolculuktu. Bilinmezlere  daha önce de yolculuk yapmıştık ama bu başkaydı.

Danimarka’ya  vardığımızda nasıl bir gümrük kontrolüne gireceğimizi bilmiyorduk. Bildiğimiz tek şey Fransa saldırıları tüm Avrupa’da hala yankılanıyordu ve maalesef  siyah saçlı, Asyalı insan profiliniz güven telkin etmiyordu.Tabiri caiz ise didik didik arandıktan sonra Çakılcan’ın filmini de çektiler ve neyse ki çok sağlıklıymış.

Sonderborg
Sonderborg

Sonunda tüm o mesafeler eridi ve gümrükçü amca Danimarka’ya hoş geldiniz dedi.Bir de bize tarihi ada SØNDERBORG’a gitmemizi tavsiye edince hiç ikiletmedik. İyi ki de gitmişiz, pırıl pırıl sokakları, bayram şekeri gibi rengarenk evleri, tertemiz tuvaleti olan serbest kamp yeri (Sarayın bahçesi) ile unutulmaz bir ilk mola oldu. Markette Türkçe konuştuğumuzu duyup yanımıza gelen ve nazik misafirperverlikleri ile tüm gecelerini bizimle geçiren Zeynel Bey ve eşi Songül Hanımı hiç unutmayacağız. Sadece o zamanda (Noel) üretilen ada biralarını, oturduğumuz barın dış kısmında ve yağmur altında bize anlatışlarını da.

Sonderborg
Sonderborg

 

 

21.11.2015  Kopenhag
Sonderborg Yılın ilk karını gördük. Her şey o kadarhızlı oldu ki. Yaz mevsiminde kamping olarak kullanılan bir park alanında huzurla kamp yapmamış olsaydık ”ben bu koca şehirde, hem de bu havada ne yapıyorum” gibi dramatik söylemlere başlayabilirdim. Galiba bizim gibi seyahat edenlerin ilk önce yapmaları gereken şey kamp yapacakları noktayı bulmak, gerisi çok kolay.  Tüm gece kar yağdı, fırtına koptu dışarıda.  Aslında senenin ilk karı ve Çakılcan’ın  sakin ortamı bize oldukça romantik geldi ama İrma’nın bundan pek hoşlandığını söyleyemeyeceğim.IMG_7400

IMG_7408

Sabah öfkesi durulmuş rüzgar, karları çimenlerin bazı yerlerine toplamış, hadi uyanın da bu güzelliği görün dercesine sakin ve serin esiyordu.

Kamp yerimiz gerçekten olağanüstüydü ve bir sonraki gün de bize ev sahipliği yaptı. Kopenhag için de diğer şehirleri tanımlamakta kullandığım ifadeyi kullanacağım: ”ŞEHİR İŞTE”.

Tabii ki bu bir olumsuzluk ifadesi değil, sadece tüm şehirlerin sahip olduğu şeylere sahip olması anlamında, muhakkak ki farkları da vardır. Kopenhag, Dinozor heykeli (zooloji müzesi), Rodin’in Oturan Adam Heykeli (Heykel Müzesi), Nefis Birası (Carlsberg  Bira Fabrikası), Hüzünlü tarihi (Yahudi Müzesi) ve saygıdeğer filozofu Søren Kierkegaard ile görülmeye değer bir şehir.

23.11.2015  İsveç   Stokholm
Güneş çelik sütunlara sarılmış ışıl ışıl tırmanırken, yeni bir ülkeye girecek olmanın inanılmaz heyecanını yaşıyorduk.DSCF1056  Upuzun Öresund Köprüsü denizin üstünde, Çakılcan kanatlanmış gidiyor. Nazik bir gümrük polisi İsveç’e hoş geldiniz diye selamladı bizi.  Dümdüz yolları ile İsveç’i keşfe hazırdık.  Rotamız Stokholm’dü . Etrafı ormanlarla kaplı incecik İsveç yollarında manzaralar birbirine girmeye başladı bir süre sonra, bir labirentin içinde, koca ülkede yalnız biz varmışız gibi bir ıssızlıkla yol aldık. Sonunda Stokholm’e vardığımızda oranın engebeli coğrafyası şaşırttı. Stokholm için ”şehir işte” diyemeyeceğim, zira fiziksel bir bütünlüğe bile sahip değil.  Eski şehrine kaçınılmaz bir şekilde aşık oldum.

Serbest kamp denememiz, şehirde süren köprü inşaatı ile sekteye uğradı. Çaresiz kampinge gittik. Kış mevsiminde neden kaldıklarını anlayamadığım misafirleri (karavanlarından dışarı dahi çıkmıyorlar, bu karavan boş herhalde diye düşünürken, içeriden bir ses geliyor, yaşıyorlar galiba.) ile dolu sıkışık kamping ormanın içine kurulmuş, yürüyüş yaparken geyik gördük çok güzel  bir duyguydu.

Kızıl şaç ve sakalları ile Viking’lere benzeyen  insanları,  yalnızca Çin yemeği malzemeleri satan marketleri, hamburger dükkanları, köprülerin üstünden geçen metrolarıyla enteresan ve gelişmiş bir şehir.DSCF1053

DSCF1039

 

27.11.2015 Norveç Oslo

Neşeli ve hoş sohbet gümrük görevlileri bizi durdurduğunda artık Norveç’teydik.

Mevsimin kış olması, Avrupa’nın doksan gün sınırı gibi bazı sebeplerle hızlı yapmaya karar verdiğimiz yolculuğumuzda; değişen ülke, coğrafya ve insanlar gerçekten heyecan vericiydi.DSCF1074

Çakılcan’ın  İstanbul plakası da onları ç ok heyecanlandırdı. Söylediklerine gör daha önce hiç Türk plakalı bir araç görmemişler,  bu mevsimde, üstelik de arabayla bir de rotamız Nordkapp olunca siz İstanbul’un delisi olmasınız dediler ve hepimiz çok güldük. Öyleydik galiba.  Arkadaşlık dolu gümrük polisi bize kamp yapacağımız yeri tarif etti, hatta öyle kibardı ki oraya kadar eşlik etmeyi bile önerdi. Göl kenarında kampımızı yaparken Norveç’te olanın dayanılmaz mutluluğunu yaşıyorduk.

Çok büyük bir araziye yayılmış Bogstad camping ağaçları ve göl manzarasıyla çok güzel bir yer.  Biraz da askeri kampı andıran bir işletmesiyle sıkıcı bir işletmeye sahip. DSCF1076Aramızda konuştuğumuz Türkçe’ye pek anlıyormuş gibi bakan resepsiyonist hanımın eşi Ankaralı çıkınca ne kadar şaşırdık anlatamam. Oslo ” sehir işte” şehrin ana caddeleri o kadar kalabalık ki yürünemiyor. İskandinav ülkelerinin insanları büyük şehirlere toplanmış ve kozmopolit kalabalık da eklenince kalabalık çok artmış. Oslo’nun şehir yüzünden kafamızı çevirince, doğanın güzellikleri ile doluyoruz. Pazar gezmesinde aileler, asfaltta kayak çalışan sporcular, ormanlar ve gölleri ile Oslo’yu çok sevdik.

30.11.2015 Norveç Bergen

Kar yağdı, yağmur yağdı, yollarımız daraldı, üşüdük, çamaşırlarımız kurumadı, İrma hastalandı ama manzaralar ve Norveç’in büyüleyici atmosferi bizi her seferinde canlandırdı. Bergen’e  ulaştığımızda yağmur yağıyordu ve bir an da günlük gülistanlık oldu her yer, en çok duyduğumuz konu doğrulanıyordu, hava an ve an hızla değişiyordu.

Yılların yorgunluğundan birbirine yaslanmış ahşap evleri Bergen’in eski şehrini süslüyor. DSCF1084

Turistik alanlarda sıkıldığımız için kendimizi yaşayan alanlarına attık. Fishburger diye anılan balık topları, kuru ve füme balık, her çeşit deniz ürünüyle dolu marketi talan ettik resmen.

Yeni yolculuğumuz balık kokulu oldu ama buna değerdi.

20151130_140840

Bergen’den uzaklaşmadan bize yardımlarını unutmayacağımız gümrük polisinin tavsiyesine uyarak veteriner hekim bulduk ve İrma’nın ilaçlarını aldık, kendisi yine hiç mutlu olmadı, aklı da geyik kovalamakta olduğu için şehirleri sevmiyordu. Tüm bu işemleri yapmakla ne kadar iyi ettiğimizi hemen anladık, akşam saatlerinde, geçtiğimiz bir kasabada polis durdurdu ve bizimle pek ilgilenmeden İrma’nın aşı karnesini hatimetti. Her şey eksiksiz olduğu için biz Lofoten deyince, onlar Bodo,  Bodo dediler. Bodo hım Bodo diyerek ilerliyorduk, keyfimiz pek yerinde.

01.12.2015 Norveç

Soğuk, daracık yollar, erkenden kararan hava ve çok geç aydınlanan sabahlar, fiyordların akıl almaz manzaraları,  kaybolmak, kocaman dağların ve buz tutmuş göllerin yanında küçücük hissetmek. Dürüstçe söylemek gerekirse aklımız hep gidip geldi bu kadarda deli olmaya gerek var mıydı? DSCF1090

 

20151204_105927Lofoten Adalarına gidelim sonra dönelim, yok yok devam edelim. DSCF1127Birimiz vazgeçse, hemen diğerimiz cesaretle yapacağız, gideceğiz, Nordkapp’ı  göreceğiz diyorduk. Nordkapp’a hala kilometreler vardı, geçilmez fiyordlar, beklenmesi gereken feribotlar, kıvrımlı uzun yollar, kar vardı, karanlık vardı. DSCF1088Evet ama biz de de mangal gibi yürek, baş koyduk bu yola ölmek var dönmek yok. Şaka şaka bu gibi aşırılıklarımız yok, tabiata ve gücüne saygı duyuyoruz, her zaman yapamadık demeye vardık. Doğrusu kendini bilmektir.

04.12.2015 Bodo

Bodo’ ya vardığımızda aklımızda kalmak yoktu, feribota atlayıp hemen Lofoten’e gidecektik, lakin komiktir seyahatlerde kısa veya uzun hedefler koymak. Feribotu kaçırmışız ve ertesi gün akşam saatlerine kadar Bodo’da beklemeye mecburduk. Bodo ”şehir işte” , kısa bir şehir turundan sonra kendimizi, pek de güzel olmayacağını düşündüğümüz kampinge attık. Kampingin yolunda ve resepsiyonun girişinde, Asya’lı insanlar görünce hiç bir anlam veremedik.

IMG_8495

Suriye’li göçmenler için uzak bir rota gibi görünmüştü gözümüze. Fakat yanılmışız onlar, Suriye’deki savaştan kaçmak için evinden ve vatanından olmuş insanlardı. Kampingin geniş yeşil alanındaki bungolovlarda kalıyorlar, kampigin mutfağını ve banyosunu kullanıyorlarmış. En azından şimdi biraz iyi olmaları sevindirdi ama genel duygumuz hüzündü. IMG_8512Kampingin resepsiyonunda çalışan genç kız İstanbul’dan geldiğimiz duyunca çok heyecanlandı ve Muhteşem Yüzyıl dizisini seyrettiğini, Hürrem ve Sülüman’ı çok sevdiğini söylemez mi, çok şaşırdık. Dünya çok küçük, Türkler de çok mu fazla acaba. Bodo kamping hayatımda gördüğüm en sıcak kampingdi. Yağan yağmuru dinleyerek, sakin Bodo gecesinde iyice dinlendik.

05.11.2015 Lofoten Adaları

DSCF1262

Feribotla bizi Moskenes limanına götürecek feribotta biz, bizim gibi adayı gezmeye gittiği her halinden belli uzak doğulu çift ve  bir kaç tır şöförü vardı. Bomboş feribotta Çakılcan’ın önündeki  kamyonu kalın şeritlerle, feribota bağladıklarında bunu neden yaptıklarını hiç anlamadık. Hayatımızda hiç okyanus yolculuğu yapmamış olan biz Atlantiğin oyunlarını haliyle bilmiyorduk. Feribot hareket ettğinde iştahla  yediğime az sonra pişman olacağım sandiviçimi yiyordum. Her şey yavaş başladı, yuvarlanıyor gibiydi sanki feribot. Sonrası, hatırlamak bile istemediğim duygulardı. Evet buraya kadarmış, yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim efendim diyerek göçeceğimizi düşündüm bir ara. Feribot çarpan dalgalarda ince bir dal parçası misali, kırılacak gibiydi. Dalgalarla onunla birlikte mücadele eden ben, ben diyorum zira Hakan sakin bir şekilde yok bir şey dışarıyı görebiliyor musun gibi rahatlatıcı sözler söylüyordu. Ben nasıl rahatlardım, öleceğiz hepimiz öleceğiz diye bağıran o filmin ilk dakikalarında ölen tip olmuştum resmen. Yaklaşık  dört saat süren yolculuğun diğer can sıkıcı aktörü, kahve rengi deri ceketinin ceplerine ellerini sokup yaylana yaylana yürüyen (ayakta durmak bile mümkün değil bu arada) ve muhtemelen Norveççe konuşan aDSCF1164damdı.  Konuşmalarından bir şey anlamasam da açıkça ” oo amma da abartıyorsun, yok bir şey der gibiydi.” Etrafta benim de yapmaktan korktuğum şeyi yapanların sesleri sarıyordu.  Adam ise tüm yolculuğu bana çatıp, şarkılar mırıldanarak ve voltalayarak geçirdi. Adaya vardığımızda bunun artık bittiğini düşünmek ise sadece boş bir avuntuymuş. Hayatımda böyle bir rüzgara hiç rastlamadım. öyle ki park halindeki büyük araçları enlemesine park etmişler, bağlayabilecekleri tüm mobil eşyayı ise yere sıkıca bağlamışlar.

A kasabasında, tertemiz açık bir tuvaleti olan (Norveç serbest kamp için olağanüstü bir ülke, her yer bedava kamping gibi) park alanı çok güzeldi ama Çakılcan uçacak diye korkudan perişan olmadım değil.DSCF1146

DSCF1227

 

Geçen sene Yunanistan seyahatimizde, bir tarafımız dönülmez uçurumun ufku, diğer tarafımız bıçak sırtı incecik patika olan o yolculukla ilgili bir daha kötü

konuşmayacağım. Yağan incecik mermi doluları ve rüzgarlı gecenin sabahı ışıl ışıl ve çok güzeldi.

 

 

 

DSCF1170

DSCF1192

DSCF1176Adalar da, Çakılcan da bir yere uçmamıştı ve Atlantik okyanusu sakinleşmişti. Kırmızı balıkçı barakaları ve balık kurutma tezgahları, birbirine köprülerle bağlanmış, alacakaranlığa göz kırpan sarı ışıklı ada evleri ile masalsı yer Lofoten.

07.12.2015 Tromso

Tromso’ya kadar rotamız ile ilgili ön araştırma yapmıştım, fakat Tromso’yu yeterince araştırmaya vaktim yetmemişti.  Aklımızda küçücük bir kuzey şehri vardı. Bu kadar uzaklarda, soğuk ve karanlık kışlarda çok insan olmaz gibi zanlara kapılmıştık ve çok yanılmışız.

IMG_7852

Tromso inanılmaz gelişmiş, şık ve büyük bir şehir. Bu kadar büyük şehirlerde serbest kampı şehre girmeden hemen önce yapmazsanız sonra yapamıyorsunuz. Karla kaplı güzel Tromso’da biraz turlayıp mecburen kampinge attık kendimizi. Kamping değil otel mübarek, inanılmaz şık ve anlayamıyorum kalabalık. Buz tutmuş gölün yanına yerleşmiş kamping yorgun, pis ve aç bizleri bağrına bastı. Mutfakta yalnız yemek yaparken, bir anda etrafımız Alman bir kaç genç ve Uzak doğulu kızlar (İskoç’yalı olduklarını iddia ettiler ama çekik gözlüydüler.) ile doldu. Biz birbirini bir yerlerden, bazı duygulardan tanıyan acıkmış ve üşümüş evimizden uzak bir mutfakta buluşmuş yabancılardık.

09.12.2015 Nordkapp

Nordkapp’a sabah saatlerinde ulaşmak için gece Nordkapp’a çok yakın bir kasabada geceledik. Gece İrma hiç huyu olmadığı halde huysuzlandı, dışarıya çıktık ama hanım sakinleşmiyor bir türlü meğer geyikler geçmiş çok yakınımızdan sabah karda ayak izlerini gördüm.DSCF1284

DSCF1287

DSCF1316

Evlerin perdeleri kırmızı, sarı ışıklı camın önüne koydukları süslü lambaları, sessizlik anlatılmaz. Seyahatlerin tüm büyük detayları unutulabiliyor ama o kısacık anlar hep sizinle oluyor. Nordkapp’a artık on beş kilometre kala tam ruhumuz yolculuğumuzu tamamlamaya hazırken yolun bir kapı ile kapanmış olduğunu ve başında da kar küreme aracının beklediğini gördük. Adamcağızın işi sıkıcı mı zevkli mi bilemiyorum. Nordkapp’a günde sadece iki sefer ve başında kar küreme aracıyla konvoy olarak gidilebiliyormuş  çünkü mevsim nedeniyle çok tehlikeliymiş. Mecburen saat onbire kadar bekledik, arkamızda kısa sürede bir sürü araba birikti. Norveç o kadar garip bir ülke ki tam bu ıssızlıkta artık kimse beni bulamaz diyorsun hoop önüne içinde yaşanan kocaman bir ev çıkıyor, bu yolda bizden başka araba var mıdır diye düşünüyorsun, arkanda konvoy oluşuyor. Sonunda beklenen an geldi ve konvoy hareket etti, önümüzde karları sağa sola püskürten kar amcası ( o kadar çoklar ki, onlara böyle hitap etmeye başladım) hemen arkasında biz.  Saat onbir hava yavaş yavaş kararmaya başladı. Güneş karların üstünde tatlı bir pembelik bırakmış. Nordkapp radyosunda Queen’in ” who want’s to live forever…” şarkısı. Dünyanın bu kadar kuzeyinde, az sonra bitecek bir kara parçasının üstünde, buzların altında çatırdadığını duyarak ilerlerken, dinlemek için bundan daha iyi bir şarkı olamazdı sanırım.DSCF1307

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s